 Dünyanın en eski kentsel yerleşim alanlarından biri olan Çatalhöyük’te atölye etkinliğine katılan miniklerin resim ve kompozisyonlarla dile getirdikleri izlenim ve düşleri ise “Çatalhöyük Güncesi” isimli kitaba dönüştü.
1960’lardan bu yana arkeologların çalışma alanı olan Çatalhöyük’ü bu kez çocuklar keşfetti. Türkiye’nin dört bir yanındaki bini aşkın ilköğretim öğrencisi, Shell’in sponsorluğunda gerçekleştirilen Arkeoloji Yaz Atölyesi’nde Çatalhöyük’ün 9 bin yıllık tarihinde masalsı bir yolculuğa çıkarken aynı zamanda bu yolculuğun unutulmaz anlarını tuttukları günlüklerle belgeledi.
Arkeolog Gülay Sert yönetiminde, Konya’nın Çumra ilçesine bağlı Küçükköy’deki Çatalhöyük kazı alanında gerçekleştirilen “Arkeoloji Yaz Atölyesi” boyunca Çatalhöyük’ün 9 bin yıllık tarihine uzanarak, eski çağlardaki yaşam ritülleriyle günümüz arasında bağ kurmaya çalışan çocuklar, atölye çalışması boyunca hissettiklerini günlüklerine aktardı. Çocukların kazı alanındaki izlenimleri, geçmiş ve bugüne dair düşleri “Çatalhöyük Güncesi” isimli kitapta biraraya getirildi.
Dünyanın en eski kentsel yerleşim birimlerinden biri olarak kabul edilen Çatalhöyük’ün çocukların gözünden anlatıldığı kitapta, öğrencilerin atölye çalışmalarında yaşadıkları duygular ve taze belleklerinde kalan izler, kendi elleri ile hazırladıkları resim ve kompozisyonlar yer alıyor.
Çocuklar “kültürel emanetlerin koruyucusu” oldu
Arkeoloji Yaz Atölyesi’ne katılan öğrenciler, atölyede kurulan barkovizyon gösterisiyle 9 bin yıl öncesinin yaşam biçimi ve inançları hakkında bilgi alarak, kendileri için hazırlanmış özel kazı alanında gerçek kazı araçlarıyla çalıştı. Bu çalışmanın sonunda ‘Kültürel Emanetlerin Koruyucusu” sertifikalarını alan çocuklar hem bilgiye hem de eğlenceye doyarak Çatalhöyük’ten unutulmaz anılarla ayrıldılar.
Shell Türkiye Genel Müdürü Canan Ediboğlu bu konuda şu bilgileri verdi: “Amacımız yeni kuşaklara ülkemizdeki tüm kültür varlıklarına karşı duyarlılık ve sahiplendirme duygusunu aşılamak. Öğrenciler kilden yaptıkları Çatalhöyük figürleri, duvar resimleri ve kabartmalarının benzerleri, kilden yerleşme maketi, kumaş üzerine ahşap baskı ve Çatalhöyük mühürleri uygulamaları ile 9 bin öncesine uzanarak tarihi yeniden canlandırdılar. Bu güzel çalışma için arkeolog Gülay Sert’e teşekkür ediyoruz.”
|